|
OTİSTİK BİR ÇOCUĞUM BEN |
|
|
|
Perşembe, 02 Temmuz 2009 21:29 |
|
OTİSTİK BİR ÇOCUĞUM BEN Otistik bir çocuğum ben, Kimilerince anlamsız bakışlarım, Yersiz davranışlarım, basit önemsiz duygularım var. Zeka seviyesi düşük, Kendi özbakımını yapamayan, 2-3 sözcükten oluşan cümleler kurabilen, Belki size göre ''önemsiz'', belki ''deli'' Belki de insani özellik ve davranışları taşımayan, Küçük otistik bir çocuğum ben. Yaşlı gözlere sahip bir annem, Benim için çaresizce kıvranan bir babam var, Kardeşlerim durumumun farkında bile değiller, Daha kimler mi var? Söylediği sözü anlayamadığım için döven-vuran ağabeylerim, amcalarım Yaptığım yaramazlıklara bağıran-çağıran teyzelerim, ablalarım ''delidir ne yapsa yeridir'' diyen dostlarım,akranlarım Daha neler var neler... Bir gül bahçesinde güller arasında yetişen kaktüs değilim ben, Dikenlerim size batmaz, canınızı acıtmaz Benimde bütün güller gibi Sevginize, şefkatinize ve güler yüzünüze ihtiyacım var. Dedim ya otistik bir çocuğum ben ve ben sizin çocuğunuzum. Erol Parlak
|
|
Öğrenme Bozukluğu'nun Erken Belirtileri ve Nedenleri |
|
|
|
ERKEN BELİRTİLER
• Geç konuşmak,
• Sözcük bulmada, isimlendirmede güçlük,
• Yetersiz sözcük dağarcığı,
• Telaffuz sorunları,
• Temel sözcükleri karıştırmak (koşmak, yemek,vermek gibi),
• Sözcük, hece çevirmek (mavi yerine vami, sifon yerine fison gibi),
• Sözlü yönergeleri dinleme ve izlemede güçlük,
• Harf-ses ilişkisini öğrenmede güçlük,
• Kafiyeli sözcüklerde güçlük,
• Sayı, harf,renk öğrenmede güçlük,
• Geometrik şekilleri çizmede güçlük,
• Dikkat ve konsantrasyon güçlükleri,
• Yön karıştırmak (kitabı ters tutmak),
• Rutini izlemekte güçlük,
• Yaşıtlarıyla ilişkide güçlük,
• Zaman ve mekan sorunları,
• El tercihinde gecikme,
• Kalemi hatalı tutmak,
• Koordinasyon güçlüğü (bisiklet sürmek,ip atlamakta güçlük),
• Plan yapamamak, düşünmeden harekete geçmek,
• Kazaya yatkınlık,sakarlık.
Yukardaki belirtiler öğrenme bozukluğu riski taşıyan çocuklarda sık görülen özelliklerdir. Bu belirtilerden birini bile gösteren çocuğa, yaşıtları düzeyine erişmesi için destek eğitim verilmesi gerekir.
NEDENLERİ
Öğrenme Bozukluğunun nedenlerini anlamaya, tanı ve terapi tekniklerini geliştirmeye yönelik araştırmalar artmasına rağmen henüz sır çözülemedi.
Son 10 yıl içindeki çalışmaların buluştuğu bazı ortak özellikler çeşitlilik gösteriyor:
Ø Fonolojik bozukluklar
Ø Atipik beyin asimetrisi
Ø Kortikal anomaliler
Ø Hemisferler arası iletişim bozukluğu
Ø Görsel algı bozuklukları
Ø Genetik faktörler
Ø Metakognitif gecikme
ERKEN TANI
5-7 yaş okuma öğrenme yeteneğinin geliştiği dilimdir. Bu nedenle riskli çocukların özellikle okul öncesi dönemde dikkatle izlenmesi gerekir. Genellikle öğrenme bozukluğu ilkokula başlayınca ortaya çıkar. Ancak,okul öncesi dönemde erken belirti gösteren çocukların (riskli çocuklar) öğrenme bozukluğu açısından değerlendirilmesi, erken tanı ve terapi için önem taşır. Öğrenme bozukluğu olan vakalarla Ülkemizde yapılan bir araştırmada yalnızca % 6.6 oranında doğru tanı konulduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, konunun çok iyi bilinmediğini ve ailelerin konunun uzmanını bulmakta güçlük çektiklerini düşündürmektedir. Sorunun aile tarafından farkedildiği yaşla (6;9) öğrenme bozukluğu tanısının konulduğu yaş (7;11) arasındaki fark anlamlıdır. Erken tanı konulduğu ve yardım aldığı oranda çocuklar yaşıtlarına yetişebilmekte, gerçek potansiyellerini gösterebilmektedirler. Bu bulgu, bu çocukların erken tedaviden yararlanma fırsatını kaçırdığını da göstermektedir.
Özel Okullar Derneği Yayınları İstanbul, s. 27-36. 18.1.2003, İstanbul
|
|
|
Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü |
|
|
|
Öğrenme güçlüğü olan çocuklar, zihinsel yetenekleri normal sınırlar içinde yer alan, ancak öğrenme güçlüğü gösteren çocuklardır.
Öğrenme güçlüğü olan çocukları, zihinsel yetersiz ve davranış bozukluğu olan çocuklardan ayırmak gerekir.
Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar; dinleme, düşünme, konuşma, yazma veya matematik problemlerini çözmede güçlükleri görülen, anlama ya da yazılı ve sözlü dili kullanmadaki psikolojik süreçlerden birinde/birkaçında yetersizliği olan çocuklardır.
Öğrenme güçlüğü terimi; algısal güçlükleri, beyin zedelemesinden etkilenmiş olanları, disleksi ve gelişimsel afaziyi içermektedir. Ancak öğrenme güçlüğü tanımı ekonomik, kültürel, çevresel yoksunlukları, davranış bozukluklarını, zihinsel, bedensel, görme ya da işitme yetersizliği sonucunda oluşan öğrenme güçlüklerini kapsamamaktadır.
2509 sayılı Tebliğler Dergisi özel öğrenme güçlüğünü; ‘yazılı veya sözlü dili anlamak ya da kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinden birinde ya da birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkati yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapmada yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesidir’ biçiminde tanımlamaktadır.
Çocuğun, bilgi işlem süreçleri ile ilgili bir problemle birlikte kendini idare etme ve sosyal becerilerdeki zorluğunu da yansıtır.
*Eğer çocuk potansiyeli oranında başarılı değilse; bunun nedeni düşük güdülenme, sık okul değiştirme sonucu temel becerileri edinememe, ekonomik, kültürel ve çevresel yoksunluklar, dil ya da davranış problemleri gibi başka bir problem de olabilir.
NEDENLER
Öğrenme güçlüğünün nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte bilim adamları tarafından desteklenen bazı bulgular vardır.
1-Beynin Hatalı İşleyişi
Öğrenme güçlüklerini beynin zedelenmesi sonucu oluşan tahribatların oluşturduğu düşünülmektedir.
2-Biyo-KimyasalBozukluklar
Fizyolojik ya da biyo-kimyasal bozukluklardan dolayı öğrenme güçlüğünün oluştuğu öne sürülmektedir.
Ayrıca vitamin eksikliği, alerjiler, genetik eğilimler, kan uyuşmazlığı, oksijen eksikliği, doğum aletlerinin yol açtığı yaralanmalar, beyin hasarı, çarpma ve tümörler gibi doğum sonrası etkenlerin öğrenme güçlüğüne neden olabileceği düşünülmektedir.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ GÖSTEREN ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
1-Çalışma Becerilerini Kullanma Yetersizliği
Öğrenme güçlüğü gösteren çocukların çoğunda ortak olarak görülen özelliklerden biri çalışma becerilerini kullanma yeteneğindeki yetersizliktir.
Çalışma Becerileri
a)Problemi etkili bir şekilde yapabilmek için gerekli olan kaynakların, stratejilerin ve becerilerin farkına varılması.
b)İşin ya da problemin başarıyla tamamlanmasına yol açacak şekilde yapılacak işlerin plânlanması, çalışmaların etkinliğinin sürekli değerlendirilmesi gibi unsurları kapsayan kendi kendini düzenleme mekanizmasını kullanma yeteneğidir.
2-Algısal Bozukluklar
Öğrenme güçlüğü gösteren çocukların önemli bir özelliği de algısal bozukluklarının olmasıdır.Görsel algılama ya da görsel duyulardan gelen uyaranların yorumlanması ve örgütlenmesinde güçlük çekerler.Görsel agılama güçlüğü olan çocuklar, harfleri ve geometrik şekilleri kopya etmede zorlanırlar.
3-Genel Eşgüdüm Problemleri, Algısal, Devinimsel Problemler
Yaşlarına göre devinimsel becerilerin kullanmasını gerektiren bedensel etkinliklerde yetersizliklerin ve eşgüdüm problemlerinin olmasıdır.Top atma, yakalama, zıplama, koşmada yetersizlik ya da yavaş gelişim söz konusudur. Öğrenme güçlüğüyle bağlantılı olabilir, fakat nedeni değildir.
4-Dikkat Bozukluğu ve Aşırı Hareketlilik
Dikkatle ilgili güçlüklere hem işitsel hem de görsel alanda rastlanılmaktadır. Dikkatleri normal çocuklara göre daha kolay dağılmaktadır.
Sınıfta dikkatsiz ve aşırı hareketlidirler. Sınıfta uzun süre yerinde oturamazlar.Birinci ya da ikinci sınıfa giden bir öğrenci üç dört yaşlarındaki çocuklar kadar hareketli ise öğrenmesi olumsuz yönde etkilenecektir.
5-Düşünme ve Bellek Problemleri
İşitsel ve görsel uyaranların bellekte tutulamaması bakımından yetersizlik gösterirler.Herhangi bir yetersizliği olmamasına rağmen, bir dizi kelimeyi ezberlerken zorlanır. Birbirine benzeyen kelimeleri ayırmada güçlük çekerler.
6-Sosyal Uyum
Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar, duygusal bozukluk gösteren çocukların davranış özelliklerini gösterirler. Çoğu zaman mutsuzdurlar, kendini değerlendirmeleri olumsuzdur, kendi kendilerini kontrol edemediklerine inanırlar ve başlarına gelen olayların diğer kişi ve olaylardan kaynaklandığını düşünürler.Çabalarının işe yaramadığını, ne kadar çabalarsa çabalasın öğrenemediğini düşünürler.
DİSLEKSİ
Gelişimsel, nörolojik bozukluğa, yetersizliğe bağlı okuma ve yazma bozukluğudur.
Belirgin Disleksi Özellikleri
– Okuma yavaştır ve akıcı değildir, bazen hiç yoktur, harf harf okur.Özellikle bilmediği kelimeleri ve uzun kelimeleri okurken duraklar, okuyamaz.
- p, b, d, g, h, y, s, z, u gibi harfleri yazarken karıştırır ve ters yazar.
-Yazarken bazı harfleri unutur, bazılarını fazladan ekler.
-Ayna hâli yazı yazabilirler.(q İI AT) Talip
-Kelimeleri kısaltarak okur.
-Tahmin ederek okur.
-Yüksek sesle okurken anlamı ifade eden ritim, tını ve tonlama bozuktur.
-Yanlış vurgulama yapar.
-Okuduğu öykünün anlamını çıkaramaz.
-Yazması bozuktur, karalama, harfleri yanlış dizme görülür.
-Kalem tutması bozuktur, çabuk yorulur.
-Birbirine yakın kelimeleri ayıramaz.
-Bir satırı takip edemez, karıştırır.
-Satır başına geçerken zorlanır.
-İçinden okurken bazı sesler çıkarır.
-Kelimenin yerine başka bir kelime yerleştirme, atlama görülür.
Disleksinin yüzde 39’u dikkat sorunlarıyla, yüzde 37’si görsel-motor sorunlarla, yüzde 16’sı görsel mekânsal sorunlarla ilgili olduğu tespit edilmiştir.
Dislekside sağ-sol, yukarı-aşağı gibi kavramlar karıştırılabilir, perspektiften yoksundurlar.Bisiklet ya da saat resmi çizerken sorun yaşarlar.
Disleksinin belli bir tedavisi yoktur.Sorunların erken tanınması, okulun ve ailenin teşvik edici olması oldukça önemlidir.Sık okul değiştirme, evde ikinci bir dilin kullanılması önemli bir olumsuzluktur.Yaş ilerledikçe okuma sorunları düzelebilir. Ancak yazı hataları ve yavaş okuma kalıcı olur.
Akademik açıdan pek çoğu başarısızdır.Yaşla birlikte (8. sınıfa doğru) okuduğunu anlamada düzelmeler olur. Sözlü anlatımda ve sözlü sınavlarda daha başarılı olurlar.
MATEMATİK BOZUKLUĞU (DİSKALKULİ)
Sayısal ilişkileri kavramada, hesaplamada, sayısal sembolleri tanıma, kullanma ve yazmada açığa çıkan bozukluk, yetersizliktir.
Çocuklarda iki tip bozukluk vardır.
1-Hesaplama,
2-Akıl Yürütme
1-Hesaplama
Matematik bozukluğu olan(Diskalkuli) çocuklar
-Sayıları bozuk yazar, sıklıkla yer değiştirirler, (ters dönmüş ya da baş aşağı)
-Sayıları eksik ya da fazla yazarlar,(324 sayısını 30020, 286 sayısı 200806 şeklinde yazabilirler.)
- Geometrik ilişkileri kavramada zorlanırlar.
-Basit işlemleri yapamazlar.
-Aritmetik sembolleri tanımada zorlanırlar.
-Çok basamaklı sayıları okuma ve yazma da zorlanırlar.
-İşlemleri bozuk sıra ile yaparlar.
-Çarpma, bölme gibi işlemlerde sayıları alt alta yazmada zorlanırlar.
-Sayıları atlar, sağlama yapamazlar.
-İşlemleri yanlış yaparlar.
2-Akıl Yürütme
Akıl yürütmede dil sorunu da olabilir.Sözel problem çözme, komutları anlama, akılda tutma, plâna göre adım adım çözme bozuktur.
Genel olarak bu yetersizliklerin yanı sıra dikkat sorunları yaşanır.Dikkati çabuk dağılır ve kısa sürer.
Öğrenme bozukluğu olan çocuklar, okul başarısızlığı, okul reddi, okul fobisi, davranış sorunları; özellikle düzen bozucu davranışlar, hiperaktivite, migren, enüresiz (altını ıslatma) depresyon vb. duygusal ve sosyal uyum sorunları yaşar.
Genel Olarak Öğrenme Güçlüğünün Kaynağında;
-Hafıza,
-Organizasyon,
-Bir konu üzerinde yoğunlaşma ya da dikkatini toplama yetisi,
-Bilgiyi hatırlanacak şekilde düzenleme yetisi,
-Öğrenilmiş bir bilgiyi yeniden akla getirme (hatırlama)
-Olayları uygun bir düzen içinde anlama yeteneklerinde problem bulunabilir.
Öğrenme güçlüğünün olması ayrıca çocuğun duyduğunu ya da gördüğünü algılamakta, yazılı malzemeleri ve sözlü sunuları anlamakta zorlandığı anlamına da gelebilir.
İlkokulun ilk üç yılında sık rastlanan özel öğrenme güçlüğü belirtileri şunlardır:
-Ana okulunu bitirdiğinde ev telefonunu hâlâ ezberleyememiş olabilir.
-Çabalamasına rağmen bebek ninnilerini ezberleyip tekrarlayamaz.
- Öyküleri dinlerken dikkatini toplamakta ve kavramada güçlük çeker.
-Öykünün ayrıntılarını hatırlamada zorlanır.
-Birinci sınıfta iken harfleri seslendirmede öğrenmekte ya da sayı ve harfleri yazmakta zorlanır.Buna bağlı olarak duygusal açıdan çok çabuk kırılır, çok çabuk sinirlenir, kâğıtları yırtar, ağlar, okula gitmek istemez aptal ya da akılsız olduğunu söyler.
-Sınıfta davranış problemi vardır; dikkat çekici, düşüncesiz hareketlerde bulunur.
-Sınıf ödevlerini bitirmez.
-Öğretmeninden ya da ana-babasından sürekli yardım ister.
-Bir gün öğrendiğini ertesi gün unutur. Örneğin sözcükleri hecelemeye çalışır, öğrenmiş gibi gözükür ama testte başarısız olur, unuttuğunu söyler. Aynı şey okumada da olur; kalın sesli bir harfle örneğin“a” ile başlayan bazı sözcükleri gayet güzel okur, ancak bir sonraki hafta aynı sözcüklerle karşılaştığında, yeniden öğretmeniz, çalıştırmanız gerekir.
- İkinci sınıfta basit toplamaları yapmakta zorlanır.Üçüncü ve dördüncü sınıfta çarpım tablosunu, her gece birlikte tekrar ettiğiniz hâlde ezberleyemez.
-Düşüncelerini kâğıda dökmekten kaçınır ya da güçlük çeker.
-Soruları sesli olarak yanıtlar, ancak bunları yazmaya çalıştığında aynı başarıyı gösteremez.
-Konuşurken kelime dağarcığı yeterli olduğu hâlde yazarken çok basit bir dil kullanır. Çünkü uzun sözcükler yazmak daha zor gelir.
-Okula gitmek istemez.
-Okul ödevlerinin çok zor olduğunu söyler.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ÇOCUKLARIN AİLELERİNE ÖNERİLER
Eğer çocuğunuz okulda başarısız oluyorsa ve öğrenme güçlüğü tanısı konmuşsa;
-Öncelikle bunun nedenlerini araştırın.
-Öğretmeninden bilgi ve yardım isteyin. Gerekli tıbbî ve psikolojik ölçümleri yaptırın, gerekirse profesyonel yardım isteyin.
-Öğretmeniyle ortak bir çalışma plânı geliştirin.
-Çocuğunuzun tüm özelliklerini ve kapasitelerini tanıyın.
-Harfleri ters yazıyorsa: Harflerin yazılı olduğu kartlar hazırlayın.Yazarken kartlara bakarak doğru yazmasını ve hatalarını düzeltmesini sağlayın, yazma alıştırmaları yapın.
- Doğru hecelemekte, yazmakta zorlanıyorsa: Cümleleri, kelimeleri gruplara ayırın.Her gün belli bir grubu yazmasını ve kurmasını sağlayıp çalıştırın.Bakmadan yazdırın, hatalarını düzeltip tekrar yazdırın ve okutun.
-Matematik problemlerinde zorlanıyorsa: Matematik seviyesini tespit edin.Eski bilgilerini tekrarlatın, çok kısa basamaklar hâlinde yavaş yavaş ilerleyin.Çalışırken birden fazla duyuya hitap edin(görsel, işitsel, olay yaşayarak, dokunarak).
-Okumayı öğrenmede güçlük çekiyorsa:
-Okuma seviyesini tespit edin. Tümden gelim(bütünden parçaya)yöntemini kullanın.
-Sık sık tekrarlama yapın.
-Sabırlı ve olumlu tutum içinde olun.
-Güdüleyici ve teşvik edici olun.
-Çocuğun kendisini rahat ve güvencede hissettiğinden emin olun.
-Dikkati çabuk dağıldığından çalışmaları kısa tutun.
-Bir basamağı öğrendiğinden emin olmadan diğer basamağa geçmeyin, yavaş ilerleyin, öğrendiklerini karıştırmasına engel olun.
-Çalışma becerilerini geliştirmek için ev egzersizleri ve sorumluluklar verin.Günlük işlerde olaylara katılmasını sağlayın(temizlik, yardım vb.)
-Başardıkça teşvik edin, onaylayın.
-Dikkati yoğunlaştırıcı etkinlikler yaptırın(oyunlar, boncuk dizme, nesneleri gruplama, ayırma, düzeltme vb.)
-Başaramayacağı ödevler, görevler, sorumluluklar vermeyin.Kendisini başarısız ve olumsuz değerlendirmesine engel olun.
-Hatırlamayı ve tekrarlamayı gerektirecek hafıza oyunları oynatın.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ÇOCUKLARIN ÖĞRETMENLERİNE ÖNERİLER
-Çocuğun bireysel özelliklerini, kapasitelerini, sınırlılıklarını bilin.
-Aileyle diyalog hâlinde olun.
-Sınıfta öğrenme etkinliklerine katılmalarını sağlayıcı sorumluluklar, görevler verin.
-Kullandığınız komutların basit, kısa ve net olmasına dikkat edin.
-Hafızaları zayıf olduğundan öğrendiklerinin bellekte kalıcı olmasını sağlamak amacıyla birden fazla duyuya hitap edin(görsel, işitsel, drama vb.).
-Güven verici ve teşvik edici olun.
-Tedirginlik ve güvensizlik öğrenmeyi her durumda ve yerde olumsuz etkiler.
-Ön sıralara oturtun sık sık jest ve mimiklerle katılımını sağlayın.
-Aşırı hareketliliği varsa sınıf ortamında farklı düzenlemeler yapın.
-Başaramayacağı ödevler, sorular ve sorumluluklar vermeyin.
-Kendisinin başarabileceğine inandırın.
-Kendisini olumlu değerlendirmesini ve iyi hissetmesini sağlayın.
-Sosyal aktivitelere katılmasını sağlayın, iş yapma becerisi kazandırın.
-Gruplama, ayırt etme vb. ödevler verin.
-Görsel algı becerilerinin gelişimine yönelik etkinlikler yapın.
-İçinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerini iyi bilin.
-Olumsuz etiketlemelerden kaçının(yaramaz, tembel, dikkatsiz vb.).
-Öğrenme güçlüğü gösteren öğrencinizi diğer öğrencilerinizle kıyaslamayın ve onu olduğu gibi kabullenin
|
|
HİPERAKTİVİTE |
|
|
|
Hiperaktivite, bebeklikte başlayıp çocukluk ve yetişkinlikte de devam eden bir bozukluk. Ancak çoğu anne-babanın zannettiği gibi, her yaramaz çocuk hiperaktif olmak zorunda değil. Hiperaktivite adını çok duyduğumuz bir kavram. Çocuğu çok yaramaz olan birçok anne "Çocuğum hiperaktif" diyor. Oysa hiperaktivite sadece bir çocuğu hareketli olması anlamına gelmiyor. International Hospital Uzman Psikolog Ferahim Yeşilyurt toplumun yaklaşık yüzde 3-6'sında görülen hiperkativite ile ilgili merak edilenleri anlatıyor.
Hiperaktivite sendromu nedir? Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, kısa dikkat süresi ve ataklıkla (yetersiz dürtü kontrolü) karakterize bir bozukluktur. Okul öncesi çocuklukta başlayıp yetişkin yaşamda da değişik bulgularla seyredebilen süreğen bir bozukluktur.
Bu çocukların çoğu huysuz, huzursuz, güç bir bebek olarak tanımlanır. Yaşamın ilk bir kaç ayında aşırı hareketlilik, yeme ve uyku bozuklukları görülebilir. Emekleme döneminde veya yürümeye başladıkları zaman çok hareketli ve atak oldukları için birkaç kişinin devamlı bakımını gerektirdikleri söylenir. Çocukların çoğunda belirtiler ana okuluna veya ilkokula başlayınca daha çok dikkati çekmekte, okulda başarısızlık, dikkat eksikliği, sınıfta kurallara uymama, saldırgan davranışlar ve öfke kontrolünde güçlükler yaşanması aileyi tedavi arayışına yöneltmektedir.
Kimlerde görülür? Kız / erkek çocuklarda görülme sıklığı bakımından bir fark var mıdır? DEHB toplumda yaklaşık %3-6 oranında gözlenir. Erkeklerde kızlara oranda yaklaşık 3 kat daha sık görülür.
Nedenleri nelerdir? Bozuklukla ilgili ispatlanmış kesin bir sebep gösterilememesine karşın bazı etkenler üzerinde durulmaktadır. Bazı olası sebepler şunlardır: · Genetik nedenler · Beyin hasarı · Nörotransmitterler · Gıda ve katkı maddeleri · Psikososyal etkenler Ailenin davranışlarının etkisi var mıdır? Çok televizyon seyretme, ailenin otoriter tavırları vb. gibi faktörler bozukluğa neden olmaz. Ancak aile içi bazı disiplin sorunları sorunu artırabilir.
Belirtileri nelerdir? Tanı nasıl koyulur?
Dikkat eksikliği belirtileri: · Ayrıntıya dikkat edememe, okulda, işte, evde dikkatsizliğe bağlı olarak sık yanlışlar yapma, · Yaptığı işlerde, hobilerinde veya sevdiği oyunda bile dikkatini sürdürememe, · Kendisine söyleneni dinlemez görünme, · Öğretileri ve beklentileri değerlendirememe nedeni ile okulda veya evde yapması gereken görevleri yerine getirememe, · Görev ve aktiviteleri düzenlemede güçlük ve dağınıklık gösterme, · Evde ve okulda zihinsel işlev gerektiren iş ve görevlerden kaçınma, · Dış uyaranların dikkatini kolaylıkla dağıtması, · Günlük aktivitelerde sık unutkanlık, · Görev ve aktiviteler için gereken araç ve gereçleri devamlı kaybetme. Aşırı hareketlilik belirtileri · El ve ayakları devamlı oynar, sakin ve hareketsiz tutmak güçtür. · Sınıfta ve sırada oturamaz, oturması ve yerinde durması gereken durumlarda yerinde duramaz. · Durup dinlenme bilmeden hareket eder ya da eşyaların üstüne tırmanır. · Kendi kendini meşgul edemez. · Sanki içinde durmak bilmeyen bir motor varmış gibi sürekli hareketlidir. · Çok aşırı konuşur. Tanı nasıl konur? Tanı için gözlenen belirtilerin ev ve okul gibi iki ortamda gözlenmesi gereklidir. Hiperaktivite tanısının konabilmesi için; bunlara ek olarak, bu belirtilerin 6 ya da daha fazla belirtisini en az 6 ay göstermiş olmalı, 7 yaşından önce çıkması, bozulmaların 2 ya da daha fazla ortamda görülmesi ve sosyal, akademik ya da mesleki faaliyetlerinde önemli bozuklukların olması gereklidir.
Her hiperaktif çocukta dikkat dağınıklığı görülür mü? Bozuklukta önemli üç belirti grubu bulunmaktadır. Bunlar 1. Aşırı hareketlilik, hiperaktivite, 2. Dikkat eksikliği, 3. İç tepisel atak, impulsif davranışlardır. Bozukluğun birbiri ile bağlantılı üç ayrı biçimi tanımlanmaktadır. Dikkat eksikliğinin belirgin olduğu biçimde aşırı hareketlilik ve atak davranış olmadan, yalnız dikkat bozukluğu olarak yaşam boyu kendini gösterebilir. Öğretmenler daha çok okul başarısızlığından yakınırlar.
Aşırı hareketliliğin ve içtepkisel davranışın belirgin olduğu biçimde ailenin ve öğretmenin yakınması daha çok çocuğun davranışları üzerindedir. Öfke patlamaları, duygu ve heyecanları kontrol edememe ve saldırgan davranışlar dikkati çeker.
Hem dikkat eksikliğinin hem aşırı hareket ve atak davranışın birlikte bulunduğu durumda, pek çok alanda çocuğun yaşamı ve çevresi etkilenir ve bozukluk çok daha uzun zaman devam eder.
DEHB’nun Tedavisinde izlenen yollar nelerdir? Basit bir tedavisi yoktur. Birçok uzmanın tedavide yer alması gereklidir. Genel tedavi seçenekleri şunlardır.
· Tıbbi tedavi · Anne-baba eğitimi · Davranış Modeli Oluşturma, Kendi kendine telkin verme ve Kendi kendini ödüllendirme gibi danışma ve eğitimler · Özel eğitim ortamı · Diyet uygulamaları Tedavi edilmezse çocuk açısından ne gibi sonuçlar doğurur? Tedavi edilmediği takdirde, belirtileri çocuğun eğitim ve yaşantısının hemen her alanını olumsuz etkilemekte, yoğun ruhsal, sosyal ve okul sorunları ortaya çıkmaktadır.
Geçmişte halk arasında ve tıbbi çevrelerde DEHB’nun yaş ilerledikçe kendiliğinden azalarak ergenlik döneminde iyileştiğine inanılırdı. Oysa son zamanlarda yapılan izleme çalışmalarında bunun doğru olmadığı, bu bozukluğun gidişinin farklı kişilerde farklı seyirler gösterdiği görülmüştür.
Hiperaktivite yaşla birlikte azalmakta, ancak dikkatsizlik ve dürtü denetim sorunları kalıcı olabilmektedir. Genellikle ilk kaybolan aşırı hareketlilik, en son kaybolan ise dikkat eksikliğidir. Çocukların 1/3'ünde zaman içinde belirtilerin kendiliğinden kaybolduğu görülmektedir. 1/3'ünde ise belirtilerin çeşitli duygusal ve sosyal güçlüklerle yetişkinlerde de devam ettiği görülür. Yaklaşık 1/3 ü ise daha az şanslı olan gruptur. Bu gruptaki kişilere belirtilere ek olarak başka sorunlar da eklenmektedir. Örneğin alkolizm, madde kullanımı gibi.
|
|