Anasayfa HABERLER Otizm Dünyasından Haberler Her 110 çocuktan biri otizmli

OtizmTv'yi izlemek için tıklayın

Her 110 çocuktan biri otizmli

Ulusal Otizm Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Susan Wilczynski otizme yönelik son araştırmaları ve geliştirdiği yöntemleri anlatmak amacıyla Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı aracılığıyla

İstanbul’a geldi.

Ulusal Otizm Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Susan Wilczynski, Amerika’da yapılan araştırmaya göre bugün her 110 çocuktan birinin otizmli olduğunu söyledi. Otizmin dünyada giderek yaygınlaştığını söyleyen Wilczynski, “Hep birlikte otizmli çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin uygun hizmetleri almaları için çalışmalıyız. Otizmliler bütün toplumsal etkinliklere katılabilmeli. Aileler, eğitimciler, hükümetler ve araştırmacılar hep birlikte çalışmalı” dedi.
Prof. Wilczynski, “Analizini yaptığım yöntemlerde çevresel değişikliklerin, olumlu değişikliklere ne ölçüde yol açtığı önemli. Bu yöntemler günlük hayatta otizmli çocuğa seçim hakkı sunmayı da kapsıyor. Biz sağlıklı insanlar her gün seçim yapıyoruz. Ve bu seçimler hayattan aldığımız zevki belirliyor. Eğer bir davranışı beğeniyorsak onun ileride daha fazla gerçekleşmesini istiyoruz. Otizmli çocuklara da bu hakkı vermeliyiz. İyi uygulamaların hepsi, çocuklar başarılı olduğunda ortaya güzel şeyler çıkmasını sağlayan programlardır” diyor.

 

Nedeni kızıl ve kızamıkçık aşısı değil

Otizmli çocuklar için ‘Erken ve Yoğun Davranışsal Eğitim Programı’nı başlatan Wilczynski şunları söyledi:

“Otizmin nedenlerine ilişkin hiç kimse iyi bir cevap veremez. Otizm diğer hastalıklar gibi hem genetiksel hem de çevresel etmenlerden etkileniyor. Bu hastalıkta pek çok genin devrede olduğunu biliyoruz. Ama tek bir gen otizmi açıklamak için yeterli değil. Çevresel etmenlerin neler olduğunu bilmiyoruz. Kızıl ve kızamıkçık aşısının otizmin nedeni olmadığını biliyoruz. Otizmin tedavisine yönelik uygulama ve müdahalelerde kullanılan ve etkili olan pek çok yöntem var. Tedavilerde önemli nokta hepsinin uygulamalı davranış analizine dayanıyor olması. Bu analiz bireyler için çevresel etmenleri değiştirerek onlara yeni beceriler kazandırma ve onların potansiyellerini maksimize etme anlamına geliyor.”

 

Alternatif terapiler zararlı olabilir

Alternatif terapilerin çoğunun araştırılmamış ve zararlı olma potansiyeli taşıdığını vurgulayan Wilczynski, “Araştırılmış olan her terapiden yana olabilirim. Ancak, alternatif terapilerle ilgili sonuçlar araştırılmış olsa ve olumlu sonuçlar gösterse ben zaten bütün dünyayı dolaşıp onları anlatırım. Ama alternatif terapilerin çoğu araştırılmamış ve zararlı olma potansiyeli taşıyor. Araştırmaların bilimsel olması gerekiyor” dedi.

 

Otizmli çocuklar için el ele vermeliyiz

Özellikle Türkiye’deki Tohum Otizm Vakfı gibi otizmli çocukların gelişimine katkıda bulunmayı amaçlayan programların yeterli destek bulmasının önemini vurgulayan Wilczynski şunları önerdi:

“Tohum’un programı başarılı bir program. Otizmli çocukların hem bugün hem de bütün ömürleri boyunca ihtiyaç duyacakları şeylerin üzerinde odaklanıyor. Çocukların daha etkili bir şekilde çevre düzenlemesi yapmasını amaçlıyor. Öğretmenler çocuklarla olumlu ilişki kuruyor. Eğer bütün okullarda buradaki gibi öğretmenler olursa, Türkiye’deki otizmli çocuklar önemli ilerlemeler gösterir. Bu hastalıkta erken tanı çok önemli. Özellikle ilk 5 sene içinde olmalı. Bütün devletler erken tanı yapacak profesyonellerin yetişmelerini sağlamalı.”

 

Otistik değil otizmli

Ulusal Otizm Merkezi Genel Müdürü Prof. Dr. Susan Wilczynski, “Otizmin tedavisi var. Eğitimle aşama kaydedilebilen bir hastalık. Otistik denildiği zaman çocuk değil de, yetersizlik ön plana çıkıyor. ‘otizmli’ yani ‘otizmi olan’ demek daha doğru” dedi.

Ailelerin Yapması Gerekenler

- Aileler, otizimli çocuklarına talimat verdiklerinde açık ve anlaşılır olmalı.

- Çocuk herhangi bir konuda başarılı olduğunda ödüllendirilmeli.

- Aileler, çocukların öğrenecekleri şeyleri hayatın içine sindirmeli. Pek çok beceri  oyun oynarken, banyo yaparken, gezerken öğretilebilir.

- Öğretme şekli eğlenceli olmalı. Örneğin çocuk oyuncak arabalardan hoşlanıyorsa, ona farklı renkte arabalar almalı. Böylece hem eğlenecek, hem de renkleri öğrenecek. 

- Anne ve babalar çocuğa şefkatli ve doğal olmalı.

Kaynak: Hürriyet/09.05.2010

 

Yorumlar  

 
0 #1 shadi 2010-05-10 20:32 Biyomedikal tedavi yöntemi alternatif tedavi kapsamına mı giriyor? İçinde civa barındıran aşıların otizm tablosuna etkisi henüz kanıtlanamamış mı? Sanırım sadece özel eğitim ve yoğunlaştırılmı ş davranışçı yaklaşımın, nöropsikiyatrik tedavi yöntemlerin bu çocuklarda çok büyük bir değişim/gelişim sağlamadığının farkına varılmış olması gerekiyor. Bu haberi okuyan kişilerin DAN Protokolü ile ilgili yazıları araştırmalarını öneririm. Hoşca kalın… DAN(Defeat Autism Now, Otizmi Şimdi Yen!) Alıntı
 
 
0 #2 berat 2010-05-10 22:27 Akademi dünyasında DAN Protokolü çok fazla rağbet görmüyor. Ama özellikle çeşitli aile grupları ve doktorlar, bir çok ülkede DAN'ın yaygınlaşması ve diğer ailelerle yardımlaşma amaçlarıyla bir araya geliyor…

Mesele bilimsellik…
Henüz yeterli araştırma yok, bu nedenle akademik çevreler bu sorumluluğun altına girmek istemiyorlar.
İşte bu nedenle bu iş ailelere kalıyor.
Zaten bu doktorların işi, eğitimciler bunu araştırmak durumunda ve kapasitesinde değiller.
Biz eğitimcilerin işi özel eğitim vb.'dir…

DAN konusunu aile araştırır. Doktorlar önerirse aile inanır ve uygun görürse uygular. Ama çok dikkatli bir şekilde uzman doktorların yardımıyla.

Eğer çocuğun başı ağrıyorsa öğretmene sorulmaz doktora gidilir ama çocuk sesleri tam olarak çıkartamıyorsa da bunun için doktora gidilmez bu da eğitimcinin işidir.

Birbirine karıştırmamak gerekir.

'Sanırım sadece özel eğitim ve yoğunlaştırılmı ş davranışçı yaklaşımın,
bu çocuklarda çok büyük bir değişim/gelişim sağlamadığının farkına varılmış olması gerekiyor' demişsiniz:
Bence bunlar otizmli bir çocukta çok büyük bir ilerleme sağlıyor.
Çünkü bütün otizmli çocuklar alerjili, zehirlenmiş vb. değildir…

Yazdıklarım sadece size değil shadi, bu vesileyle bunları okuyan herkese…
Saygılarımla…
Alıntı
 
 
0 #3 shadi 2010-05-11 01:05 Meseleyi sadece zehirlenme ve alerjik durumları öne sürerek basite indirgememk lazım sanırım. Ayrıca bilimsellik meslesinin ortadan kaldırılması için bu tedavi yöntemini uygulayan, araştırmalar yapan uzmanların desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle doktor olmayan biz eğitimcilerin de salt eğitim yaklaşımlarını değil konuya ilişkin bilimsel gelişmeleri de kapasitesinin yettiği ölçüde takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. Alıntı
 
 
0 #4 shadi 2010-05-11 01:06 Peki aileleri yönlendirmek doktorculuk oynamak mı? Birbirine karıştırdığım durumlar yok ortada. Ben olumlu gelişmeleri aileye uygun bir dille anlatarak işin uzmanlarına yönlendirmek ve sonrasının ne olacağına uzmanlara bırakmakla meshulüm. Evet, haklısınız genelleme yapan haddini aşan bir cümle kurmuşum "…bu çocuklarda çok büyük bir değişim/gelişim sağlamadığının…" derken. Siz ne dereseniz deyiniz, klasik tedavi ve eğitim yaklaşımların etkisinin biyomedikal tedavi ile büyük ölçüde artırılacağını düşünüyorum. Otistik bireylerin ailelerine, hızla olgunlaşmakta ve kabul görmekte olan tıp uzmanları tarafından uygulanan ve araştırılan biyomedikal tedavi yöntemini takip etmelerini öneririm. Saygılar…
Mutlu kalın…
Alıntı
 
 
0 #5 berat 2010-05-11 21:42 Evet bu konuda araştırmaların artması taraftarıyım ben de hatta otizm konusunda her türlü araştırma benim için değerlidir…
Tabi ki takip etmeliyiz her türlü gelişmeyi ama benim kastettiğim biz sadece yöntemlerin varlığından bahedebiliriz aileye. Ama örneğin bir diyet öneremeyiz…
Zaten ben eğitimin yanı sıra her türlü gelişmeden bahsederim velilere ama sadece varlığından bahsedebilirim eğitim konusundaki diğer her şeyin…
Ben sadece araştırma vb ni yapacak kişilerin eğitimciler olmadığını söylemek istedim…
-Ben olumlu gelişmeleri aileye uygun bir dille anlatarak işin uzmanlarına yönlendirmek ve sonrasının ne olacağına uzmanlara bırakmakla meshulüm- buna tabi ki katılıyorum…
Yanlış anlaşılmasın lütfen ben sadece herkesin ilerlemesi gereken yolda ilerlemesi taraftarıyım…
Yoksa DAN'a karşı olduğumu iddia etmiyorum…
Sadece bu benim işim değil; hiç bir aileye şu yöntemi asla uygulamayın demem…şu yöntemi mutlaka uygulayın da demem…
Siteyi incelerseniz bir çok sayfada Dan vb. yöntemlerin, tedavilerin sitede geçtiğini görebilirsiniz…
Saygılarımla…
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile