Anasayfa HABERLER Özel Eğitim Genel Haberler Ne kadar rapor o kadar ödenek
Siteye Hangisiyle Ulaştınız?
 

İstatistikler

Üyeler : 591
İçerik : 629
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 101824

Resimler

Bağlantılı Öğeler

Ne kadar rapor o kadar ödenek

Geçen haftalarda, özel eğitime ihtiyaç duyanlara ilişkin notları, Nesrin ve Seha Dosdoğru'nun birebir yaşadıklarından yola çıkarak aktarmıştım... Bizler engellileri, özel eğitim statüsünde olanları, sadece 'Sosyal Sorumluluk Projesi'

kapsamında, 'görev' ya da maalesef 'gösteriş' havasında, hayatın arasına karıştırarak devam ediyoruz yola...

Oysa onlar için yapılması gereken en önemli şey, yaşamlarını idame ettirme yetisi kazanmalarını sağlamak... Yani balığı pişirip yedirmek yerine, tutabilmelerini sağlamak.. Nedir bunun yolu; eğitim elbette... Seha, yeni bir metin hazırlamış, var olan durumu daha net fotoğraflamamız için. Diyor ki o satırlarda;

DAHA FAZLA DERS
'Ülkemizde bir öğrenci haftada yaklaşık 40 ders eğitim görürken, özel eğiteme ihtiyaç duyanlar, diğerlerinden daha fazla ders görmeye ihtiyaçları olmasına rağmen, gidecek okul bile bulamıyor. Devlet özel eğitim konusundaki açığını, Özel Rehabilitasyon Merkezlerinden de faydalanarak kapatmaya çalışıyor. Ancak Rehabilitasyon Merkezlerine ait düzgün bir yönetmeliğin bulunmaması ve her yıl çıkartılan ek yönetmelik maddeleriyle birçok Rehabilitasyon Merkezi kapanmanın eşiğine getirilmiştir.
Günümüzde birçok aile Milli Eğitim Bakanlığı'nın sağladığı olanaklardan faydalanamıyor. Oysa destek eğitime ihtiyacı olan herkes (yaş sınırı olmadan) gerekli yerlerden rapor alabilirse, eğitim ücretleri MEB tarafından karşılanıyor. Ülkemizdeki nüfusun yaklaşık % 8.5'un özürlü olduğu düşünülürse çok büyük bir hizmet olan bu nimetten ancak haberi olanlar, sabırlı olup şansı yaver gidenler faydalanabiliyor.
Evet sabırlı olup, şansı yaver gidenler! Çünkü bugün Ülkemizin metropolü olan İstanbul'da bir öğrencinin Özel Eğitim'den ücretsiz faydalanabilmesi için, önce bir devlet hastanesinden Sağlık Kurulu Raporu alması (en az 3 ay), arkasından MEB'e bağlı Rehberlik Araştırma Merkezlerinden Destek Eğitim Raporu alması (2 ila 6 ay arasında) gerekmektedir.
Yani İstanbul'da bir öğrencinin ücret ödemeden özel eğitime başlaması 5 ile 9 ay arasında değişmektedir.

UZUN SÜREÇ
Silah, işe giriş veya farklı bir şey için sağlık kurulu raporu alanlar raporlarını başvurduğu gün içerisinde alırken, özel eğitim için rapor almak isteyenlere 3 ile 5 ay sonrasına test randevusu verilmekte, test ve heyet işleri bittikten yaklaşık bir ay sonra raporlar teslim edilmektedir.
Neredeyse tüm devlet hastanelerinde süreç bu kadar uzun olunca, ücretle bu süreci kısaltan rapor simsarları ortaya çıkmaktadır. Özel eğitim için sürecin bu kadar uzatılması, akıllara ne kadar az rapor verilirse o kadar az ödenek çıkar düşüncesini getirmektedir. Özürlü aileleri bu uzun süreç içerisinde hastane kuyruklarında ve Rehberlik Araştırma Merkezleri'nin test için verdiği randevu sürelerinde sabrını zorlarsa ücretsiz eğitime hak kazanıyor. Ancak bunun bedeli; bir gününün hatta saatlerinin bile çok değerli olduğu özürlü öğrencinin yarım, bazen de bir eğitim döneminin hastane ve test sıralarında harcanması oluyor.

RANDEVU SORUNU
Devletin eğitim konusunda radikal kararlar alarak yeniden yapılanmaya gitmesinin vakti ne zaman gelecek? Hep konuşulan Avrupa Birliği'ne girmek için eğitimin hiç mi önemi yok? Ülkemizin Eğitim konusundaki boşluklarını ve yanlışlarını yönetmelikleri ve kanunları çıkartanlar göremiyor mu? Bu sorular aklımı hep kurcalıyor.
MEB'in bugün uygulanan yönetmeliğine göre bu hizmetten faydalanmak isteyenler ikametgahlarının bağlı olduğu Rehberlik Araştırma Merkezleri'nde test olmak zorunda.
Bu durum da ilçelerin nüfus yoğunluğuna göre haksızlıklar ortaya çıkartıyor. Örneğin Tuzla ilçesindeki bir öğrenci test için 15 gün sonraya randevu alabilirken, Kadıköy ilçesindeki öğrenci 5 ay sonraya test randevusu alabiliyor.

ÖZÜRLÜLERE HİZMET
Bu durumun ortadan kaldırılması için ikametgah zorunluluğu olmadan yoğunluk ilçeler arasında eşit olarak dağıtılamaz mı? Hastanelerdeki yoğunluk, özel hastanelerin de rapor vermelerini sağlayarak azaltılamaz mı? Kalifiye meslek elemanlarının yetiştirilerek, fiziksel ortamların yeniden düzenlenmesiyle, meslek edindirme kurslarıyla iş olanakları sağlanarak, özürlülere daha iyi hizmet verileceğine, küçük düzenlemelerle ülkemizdeki her şeyin daha güzel daha düzenli olacağına inanıyorum.' Biz de öyle Seha Dosdoğru da, yetkililerin bu engelleri aşmasını nasıl sağlayacağımız muğlak...
Bir kulağı tersten tutma durumu var ortada; vakit kaybettirmekten başka işe yaramayan. Oysa biliyoruz ki; insan hayatında değil aylar, anlar bile yaşamsal önem arz ediyor.
Kadı ki, özel eğitime ihtiyaç duyanların hayata tutunması için, ne kadar erken davranılırsa, çözüme o kadar hızla ulaşılıyor. Çok mu zor bu işleri belli bir sistematiğe bağlamak? Zaten hayatlarına engel gelmiş insanların önüne, bir de bürokratik tuğlalar yığmak Allahtan reva mı?

İdil Çeliker

Güneş

 



 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Linkler

 

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk çevrimiçi

Uyarı

Bu sitede yer alan herşey sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Gazeteler