Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde down sendromu olan 17 yaşındaki Hazal Umur, karnesini 7 yıldan beri kendisiyle derslere giren annesine hediye etti. Ertuğrul Gazi İlköğretim Okulu 7'nci sınıf
öğrencisi Hazal Umur'un annesi Perihan Umur, doğuştan down sendromu olan kızının kaynaştırma eğitim alması konusunda önceleri tereddüt yaşadığını ve ilerleyen süreçte ne kadar faydalı olduğunu gördüğünü belirtti. Kızını 7 yıldan beri okula götürdüğünü ve onunla derslere girdiğini ifade eden Perihan Umur, kızının topluma kazandırılması için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olduğunu söyledi. Perihan Umur, şunları kaydetti: "Çocuğum down sendromu. Ancak hiç bir zaman ondan utanmadım. Sürekli topluma kazandırmak için uğraştım. Toplumla kaynaşması ve sosyalleşmesi benim için çok önemliydi. Kemikleri zayıf olduğu ve yürüme güçlüğü çektiği için ilk okul çağında, okula gönderemedim. 10 yaşına geldiğinde özel rehabilitasyon merkezlerine başvurdum. Sağlık güvencesi olmadığı için çocuğumu okula almadılar. Pes etmedim. Sağlıklı çocuklarla aynı okula gitmesi için mücadele ettim. Ana sınıfıyla okula başlayan kızım, bugün 7'nci sınıfta. 7 yıldan beri kızımla derslere ve sınavlara giriyorum."
Kızının kendisine şiir ve mektuplar yazmasının dünyanın en büyük mutluluğu olduğunu dile getiren Perihan Umur, "Evlat, benim evladım. Onu dışarı atamaz ve saklayamazdım. İlk başlarda zorluk çektik. Ancak azmin elinden bir şey kurtulmaz. Eğitimle tüm engelleri aşacağız" dedi.
Gücünün yettiği yere kadar kızını okula götü receğini ifade eden anne Umur, şunları anlattı: "Böyle çocuklar destek ve şefkatle hayata kazandırılabilir. Bazı aileler çocuklarından utanıyor, saklıyor. Bu durumdaki çocuklar ilgi ve şefkat istiyor. Bu yapılmayınca çocuklar daha da geriye gidiyor. Hazal'la aynı durumda ilgisiz bir çocuk gördüğümde, ne kadar çok yol aldığımızı görebiliyorum. Önceden kendi ihtiyacını karşılamakta zorlanan kızım, artık yazı yazıyor, kitap okuyor." Devletin engellilere verdiği destek sonrasında birçok rehabilitasyon merkezinin kendisini aradığını ifade eden Perihan Umur, "Özel rehabilitasyon merkezleri çok yayıldı. Gittim ve oralardaki ortamı da gördüm. Çocuklarım ıza bu merkezlerde çok farklı davranıyorlar. Çocuğumun diğer çocuklardan farklı olduğunu düşünmesini istemiyorum" diye konuştu.
Umur, arkadaşları ve öğretmenlerinin kızına şefkatle yaklaşmasının onu daha azimli hale getirdiğini belirterek, "Bugün kızıma verilen karne benim için çok güzel bir hediye oldu. Hazal ileride öğretmen olmak istiyor. En büyük isteği ise çakıllarla dolu olan ve yürümekte güçlük çektiği okul bahçesinin yapılması" dedi.
Sınıf öğretmeni Sibel Ekincioğlu ise daha önce Hazal'ın diğer çocuklarla aynı sınıfta eğitim almasının doğru olup olmayacağı konusunda tereddüt yaşadıklarını ifade ederek, Hazal'ın arkadaşlarıyla olan diyaloğunun kendilerini rahatlattığını söyledi. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özlem Özcan da zihinsel gelişimi normal ya da anormal olan her çocuğun eğitim almaya hakkı olduğunu belirterek, engelli çocukların yaşıtlarıyla kaynaştırma eğitimden faydalanmalarının oldukça önemli olduğunu kaydetti.
Özcan, down sendromlu çocukların da eğitilebileceklerini ifade ederek, kapasitelerinin geliştirilmesi ve korunmasında ailelerin mutlaka eğitime önem vermesi gerektiğine dikkati çekti.
Down sendromu, genetik düzensizlik sonucu insanın 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması durumu ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan tabloya verilen isim. Down sendromu sık sık zihinsel kavramadaki bozukluklar ve fiziksel gelişimin tipik yüz görünümü gibi farklı olmasıyla ilişkilendirilir. Çoğunlukla orta seviyeli öğrenme güçlüğü gibi sorunlar taşır. Çocukluğun erken dönemlerinde sağlanacak olan aile ve tıp desteği ile eğitici özel okullar sayesinde down sendromlu çocuklar geliştirilebilirler. Bununla beraber, down sendromunda bazı genetik sınırlamaların getirdiği fiziksel durumlar tam olarak düzeltilemez, eğitim ve ilgiyle sadece yaşam kalitesi yükseltilebilir. Kaynak:/www.netgazete.com/18.06.2010 |