Uzmanlar , baba sevgisinden yoksun büyüyen çocukların kendine özgüvenlerinin eksik olduğunu ve pısırık büyüdüklerini belirtiyor. Sempati Psikolojik Danışmanlık ve Hipnoterapi Merkezi psikologu
Dr. Ramazan Özarslan, çocuklarda 6 yaşından sonra anne ile babayı tanımanın eşit hale geldiğini ifade etti. Çocukların 3 yaşına kadar annelerine düşkünlüğünün ileri seviyede olduğunu belirten Dr. Ramazan Özarslan, 6 yaşından sonra çoçuğun yetişmesinde baba rolünün ön plana çıktığını söyledi. Ramazan Özarslan, annenin sevgi ve şefkati, babasının ise gücü temsil ettiğini kaydetti. Özarslan, "Baba gücü temsil eder. Özellikle çocuklar küçük yaşta arkadaşlarıyla kavga ederken 'benim babam senin babanı döver' derler. Aslında bu söz çocuğun gözünde babasının ne kadar güçlü olduğunun göstergesidir. Çocuğun yetişmesinde 6 yaşından sonra baba rolü daha ön plana çıkıyor. Baba sevgisiyle büyüyen çocukların kendine özgüvenleri tam oluyor. Özgüvenleri tam olunca çevreyle uyumlu oluyorlar. Baba ölünce erkek çocuklarda baba figürünü dayı tamamlar. Kız çocuklarında ise babanın yerini hiç bir akraba tutmaz. Kız çocukları babalarına çok düşkün olurlar. Babalarını kaybetmek istemezler. Kız çocuklarında babalarının boşluğunu dolduracak hiç bir figür yoktur." diye konuştu. Özarslan, kız ve erkek çocuklarının babalarının kendilerinin omuzlarının üstünde taşımasından çok mutlu olduklarını belirtti. Hale Anadolu'da bazı yanlış adetlerden ötürü babaların çocuğunu kucağına alıp sevemediğine dikkat çeken Özarslan babaların çocuklarını, 0-3 yaş arasında kucağında, 3-6 yaş arasında saçını okşayarak, öperek, bağrına basarak, 13 yaşından sonra uzaktan kontrollü sevmesi gerektiğini söyledi. Çocukların yetişmesinde anne ile babanın rolünün bir elmanın yarısı gibi olduğunun altını çizen Özarslan, baba sevgisinden yoksun büyüyen çocukların kendine özgüvenlerinin eksik olacağını kaydetti. Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Side beldesinde yaşayan Hollandalı pedagog Jilda Peters da çocuk yetişiminde baba faktörünün önemli olduğuna değindi. Avrupa'da okul öncesi eğitimde 4 yaşından sonra babanın ailedeki rolüyle ilgili çocuklara eğitim verildiğini vurgulayan Peters, çocuğun 3-6 ile 7-13 yaş arasında babanın güç otoritesini çok iyi hissetmesi gerektiğini ifade etti. Peters, "Avrupa toplumunda da bir çocuk için baba gücü temsil eder. Avrupalı babalar, Türk babalara göre çocuklarını daha fazla kucağında taşıyor. Kültürden kültüre değişse de Avrupa ülkelerinde çocuğu kucağında ve sırtında anne değil, baba taşır. Baba sevgisini tam almayan çocuklar pısırık ve içe kapanık olur." dedi. İnternethaber
Babanın yakın ilgisi çocuğu sosyal yapıyor Bilimsel araştırmalar, babasının gösterdiği yakın ilginin çocuğun gelişiminde önemli etkileri olduğunu gösteriyor. Araştırmalara göre bu etki en çok çocukların kapasitelerini zorlamada, duygusal ve beyinsel yeterliliklerini artırmada görülüyor. “Dolayısıyla çocuk yetişkin hayata daha iyi hazırlanıyor, çocuğu sosyal yapıyor” diyor uzmanlar.
Baba ilgisi çocuğu hayata daha iyi hazırlıyor Zaman içinde değişen pek çok şey arasında bir de babalık rolü var. Bundan 40 sene önce babalar çocuklarıyla haftada ortalama 2 veya 2.5 saatlik bir zaman geçirirken çocuklarıyla 2000’li yılların başında bu süre 6.5 saati buluyor. Bundan 30-40 sene önce bebeğin altını değiştirmiş bir baba parmakla gösterilirken, bugün gelişmiş kültürlerde bebeğinin altını hiç değiştirmemiş bir baba kınanan bakışlara maruz kalabiliyor. Bu değişimde etkili olan önemli faktörlerden biri de babanın çocuk gelişiminde nasıl bir etkisi olduğunu gösteren bilimsel araştırmalar. Araştırmalar ne diyor? Babaların çocuk gelişiminde etkisi kısa süre öncesine kadar inanılandan çok daha fazlaymış aslında. Araştırmalara göre bu etki en çok çocukların kapasitelerini zorlamada, duygusal ve beyinsel yeterliliklerini artırmada görülüyor. “Dolayısıyla çocuk yetişkin hayata daha iyi hazırlanıyor” diyor uzmanlar. Babalar da annelere benzer şekilde bebeklerinin istek ve ihtiyaçlarına hassasiyet gösterip gerekli ve doğru cevapları verebiliyorlarmış. Yeni araştırmalar daha da ileriye gidip, babalarda da, aynı hamile annelerde olduğu gibi bağlanma ve koruma kollama dürtülerini belirleyen prolaktin düzeyinin yükseldiğini, cinsel isteği belirleyen testosteron düzeylerinin ise azaldığını gösteriyor. Dahası da var; 2001 yılında yayımlanan bir başka araştırma erkeklerin de doğum sonrası depresyonuna yakalanabileceğini belirtiyor! Ya farklılıkları? Babaların çocuklarıyla ilgileniş şekilleri annelerinkinden hayli farklı. Anneler gerekli yaşamsal bakımı ve korumayı sağlarken babalar çocuklarıyla oynuyor. 8 haftalık bebekler bu farklılığı çok iyi ayırt edebiliyor. Annesi tarafından kucağa alınan bir bebek hemen sakinleşirken, babası tarafından kucağa alınan bebeğin kalp atışları ve nefes alışı hızlanıyor. Bu da bebeğin babasının oyunlarına heyecanla hazır olduğunu gösteriyor.
Bu farklılıklar ise annenin doğal olarak bebekle daha çok zaman geçirmesinden ve bakım işinin çoğunu üstlenmesinden kaynaklanıyor. Eğer babanın günde bebeğiyle geçirecek bir saatlik bir zamanı varsa onu bebeğini sevip eğlendirerek geçirmek istemesi çok normal değil mi?
Araştırmalar babaların tarz olarak bebekleriyle annelerden çok daha farklı şekillerde oynadığını gösteriyor. Dizde hoplatma, atçılık oynama, havaya atma, güreşme, gıdıklama, kovalamaca gibi fiziksel oyunlar. Anneler ise çok daha az enerji isteyen sakin oyunları tercih ediyorlar.
Uzmanlara göre babaların bir başka önemli farklılığı ise oyunda çocuklarını beklenmedik sürprizlerle karşılaştırmaları ve bu oyun stilinin çocuklarda beyinsel düşünme yetisini erken yaşta artırmaya başlaması. Bununla da kalmıyor, babalar çocuklarıyla oynarken onları risk almaya teşvik ediyorlar. “Daha çok anneleri tanımlayan koruma dürtülerine dayalı bir eğitim anlayışını çocuk yetiştirmenin mihenk taşı gibi görmek yanlış” diyor uzmanlar.
Fakat bunu annelerin tek başına başarması mümkün olmuyor, çünkü annelerin doğal yapısı koruyucu yaklaşıma öncelik tanıyor; babalar da bunun tersine çocuklarının risk alarak limitleri zorlamasına çalışıyorlar. Bu da anne baba yaklaşımının çocuk eğitiminde olumlu bir karışımı ortaya çıkarmasına neden oluyor. Kısaca anne can yeleği, baba ise eğlence ve neşe kaynağı oluyor.
Dil gelişim baba etkisi taşıyor Araştırmalar babaların çocuklarının duygusal gelişimi üzerindeki etkisini vurgularken bir başka noktaya da dikkati çekiyor: Düşünsel gelişim özellikle de dil yeteneğinin gelişimi. Araştırmalar babaların oyunda annelere kıyasla çok daha az konuştukları ve daha az kelime kullandıklarını gösteriyor. Ama yine de aynı araştırmalar, babaların çocuklarıyla olan iletişiminin 3 yaşındaki bir çocuğun dil gelişiminin belirleyicisi olduğunu kanıtlıyor. Bunun nedeni de babaların çocuklarıyla iletişim kurarken kompleks cümleler kurmaları ve ifadelerini çocuklarının yaşına göre basitleştirmemeleri. Ayrıca babaların çocuklarıyla olan diyaloglarında çok çeşitli konulardan konuştuklarını da gösteriyor yapılan araştırmalar: Yarış arabaları, makinelerin işleyişi vs. vs.
Babalar her zaman bu etkinin farkında olmayabiliyorlar ve ellerini çocuk eğitiminden çekebiliyorlar, anneye otoriteyi bırakarak, baba eksikliğinin düşünsel gelişim ve dil gelişimi üzerindeki olumlu etkisini tamamen göz ardı etme pahasına... Babaların dengeli ve düzenli bir iletişim kurduğu çocuklar düşünsel, sosyal ve duygusal alanlarda diğer çocuklardan çok daha iyi sonuçlar elde ediyorlar. Yapılan araştırmalar bu çocukların aynı zamanda çok daha sosyal, kendine güvenli ve kontrollü olduğunu, okul hayatında ve bluğ cağında daha az sorunlu davranışlar sergilediğini ortaya koyuyor.
Bu tip babaların eşleri üzerindeki etkisi de bir o kadar olumlu. Babanın aktif şekilde çocuk eğitimine dahil olduğu aile ortamlarında anneler ebeveynlik görevlerinden çok daha fazla tatmin ve zevk alırken, çocukları hakkında çok daha pozitif yargı ve yorumlar sergiliyorlar. Yine bu tip anneler daha az stresli.
Bugün babalar günü ve biliyorum babalar çocuklarının sevgisini daha özel hissedecek, duygusal yakınlaşma en yukarıya çıkacak. Sanırım yukarıdaki araştırmaların sonuçları ışığında bu yakınlığı sürekli hale getirmek babalar ve çocuklar için büyük farklar yaratacak. Bütün babalara çocuklarıyla sağlıklı ve mutlu bir hayat diliyorum... Posta |