Değerli okuyucular; sizlere, Rize’de başlattığımız güzel bir projeden bahsetmek istiyorum. Engellilerin istihdamı konusunda daha önce, genellikle yurt dışından haberler yayınlıyor ve ülkemizde neden
böyle çalışmalar yapılmıyor diye üzülüyordum… Ülke çapından gelen tek tük haberler bile beni çok sevindiriyordu. İşte ülkemizdeki engellilerin istihdamı haberlerine, bir yenisini de Rize’den ekliyorum… Rize’de, zihinsel engelli bireylere, İş Kur desteği ile Garsonluk ve Çay Ocağı İşletmeciliği kursu verilecektir. Her şey 2 yıl önce başlamıştı aslında. Çalıştığım okulda (Rize-Zehra Usta Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi) Avrupa Birliği projesi yapmak üzere görevlendirilmiştim. Bu projeler içersinden Da Vinci Hareketlilik projesini okulumuza uygun bulmuştum… Bu kapsamda 2 yıl boyunca okulda çeşitli altyapı çalışmaları gerçekleştirmiştik ve şubat ayında da ulusal ajansa başvurumuzu yapmıştık. Proje konumuz bir Avrupa ülkesinde zihinsel engellilerin mesleki eğitimlerinin ve istihdamlarının nasıl gerçekleştirildiğini(seçtiğimiz okulda zihinsel engelli bireyler cafe işletmekteler) yerinde gözlemlemek ve ülkemize döndüğümüzde bunu uygulamalı olarak gerçekleştirmekti. Şu an projemiz değerlendirilme aşamasında; haziran ayında kabul edilip edilmediğini öğreneceğiz.. Ancak biz cafe açmakta kararlıydık ve artık daha fazla beklemek istemiyorduk. Bu anlamda, bir an önce zihinsel engellileri nasıl istihdam edebiliriz diye düşünmeye ve çalışmalara başladık. Bizler cafeyi hemen açma düşüncesindeydik ancak yetkililer, öncelikle çalışacak olan zihinsel engellilerin bir kursa tabi tutulması gerektiğini söylediler. Bu anlamda kurs araştırdık ama tabi ki de böyle bir kurs daha önce yapılmadığı için bir sonuca ulaşamadık… Kurs araştırmalarımız sürerken Ankara otistik bireyler derneğiyle iletişime geçtim ve bana çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının böyle bir proje(özürlü ve eski hükümlü projeleri) gerçekleştirmek istediğini söylediler. Onların yardımıyla hemen bakanlık yetkilileriyle görüştüm ve okul müdürümle beraber gerekli altyapı çalışmalarına başladık. Bakanlık bu projenin ancak bir dernek vasıtasıyla yapılabileceğini söyledi ve biz de Rize otizmle mücadele ve eğitim derneğimizi devreye sokarak gerekli yazışmaları başlattık. Yani; Rize Otizmle Mücadele ve Eğitim Derneği- Zehra Usta Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi işbirliğiyle beraber bu projeye son halini vermiş olduk.
Projemiz kabul edildi ve haziran ayı içersinde kurs başlayacak. Projenin hayata geçirilmesi için incelenen altı il arasında Rize pilot bölge seçildi. Yaklaşık 1,5 ay sürecek olan kursun sonunda 15 zihinsel engelli birey Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine verilecek çalışma sertifikalarını almaya hak kazanacak ve bunların büyük çoğunluğu ildeki resmi dairelerde çay ocaklarında göreve başlayacak, bir kısmı da okul olarak açacağımız şehir merkezindeki cafede çalışacak. Basından Ayrıntılar: Zehra Usta Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi Müdürü Aygün Çelebi, dünyada sadece Almanya ve Türkiye'de sadece Ankara'da bulunan zihinsel engelliler kafesinin bir diğerini de Rize'de hizmete açmayı planladıklarını söyledi. Okulda belirli bir süre eğitim verdikleri zihinsel engellileri sokağa bırakmak zorunda kaldıklarını ifade eden Aygün, "Sokağa bıraktığımız çocuklar ya dilencilik yapıyor, ya da sigara gibi kötü alışkanlıklara başlıyor. Çocukları sokağa bırakmak istemiyoruz. Bu amaçla bir kafeterya projesi geliştirdik. Mezun ettiğimiz ve eğitim almaya devam eden 15 zihinsel engelliye kafeteryada iş imkanı sunacağız" dedi. Aygün Çelebi, 21 Haziran'da başlayacak ve 47 gün sürecek eğitim kursuna katılacak zihinsel engellilerin, eylül ayında açılması planlanan kafede işbaşı yaparak garsonluk, yerlerin paspaslanması, masaların temizlenmesi gibi işlerde çalışacağını söyledi. Çelebi, "Zihinsel engelli gençler genelde işe yaramayan ve çok fazla becerisi olmayan çocuklar olarak tanınıyor. Ancak aksine kesinlikle iş hilesi olmayan, işten kaytarmayan, verilen işi yerine getirebilen, sorumluluk alabilen çocuklardır. Bunun göz ardı edilmemesi gerekiyor" diye konuştu. Her kurumun yüzde 3 oranında engelli çalıştırması gerektiğine dikkat çeken Aygün Çelebi, "Genelde bu oran işitme ve ortopedik engelliler için kullanılıyor. Biz zihinsel engellilere de kamuda bu hakkın verilmesi istiyoruz. Bu çocukları sokağa bırakmak istemiyoruz. Bu amaçla Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanımız Nimet Çubukçu'ya talebimizi içeren yazı ile çocuklarımızın yaptığı el emeği çeşitli eserlerden örnekler gönderdik" dedi. Zihinsel engelli Erhan Can ise “Yeter ki bize destek verilsin. Bizde çalışmak istiyoruz. Kendi ayaklarımın üstünde durmak istiyorum. Anama ve insanlara bir faydam dokunsun istiyorum. Babam öldükten sonra bize kimse sahip çıkmadı. Kafe gibi bir işte çalışmak istiyorum” diye konuştu. Değerli okuyucular Benzer projeler yapmak isteyenler için bazı bilgiler vermek istiyorum: ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ÇALIŞMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DEZAVANTAJLI GRUPLAR DAİRE BAŞKANLIĞI Çalışma Yaşamında Risk Gruplarına Yönelik Mesleki Beceri Kazandırma Ve Duyarlılık Artırma Projesi Çalışma Yaşamında Risk Gruplarına yönelik mesleki beceri kazandırma eğitimi ve duyarlılık artırma faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Projenin birinci amacı çalışma yaşamında risk gruplarına dair toplumda ve alanda çalışan ilgili kişi ve kuruluşlarda farkındalık oluşturmaktır. İkinci amacı, istihdama erişimde dezavantajlı konumda bulunan özürlülere, mesleki beceri kazandırarak istihdama erişimlerini sağlamaktır. Üçüncü amacı ise aile bireylerine mesleki eğitim verilerek istihdama katılımlarını sağlamak, böylece, çocuk işçiliğini önlemeye yönelik olarak çalışmalarada bir model oluşturmak amacıyla bir pilot uygulama gerçekleştirmektir. DEZAVANTAJLI GRUPLAR DAİRE BAŞKANLIĞI Anayasamızın 50. maddesinde, “Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar” hükmü yer almaktadır. - Kısa vadede çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin, uzun vadede çocuk işçiliğinin tamamen ortadan kaldırılması için çalışma yapan tüm kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin sağlaması, - Çalışma hayatında bulunan bütün bireylerin eşit şartlardan yararlanması, bazı hassas grupların pozitif ayrımcılık kapsamında değerlendirilmemesi, takip edilmesi, çalışma yaşamına katılımında ve “Cinsiyet Eşitliği Topluluk Programı” kapsamında kadın-erkek eşitliği konusunda duyarlılık artırıcı faaliyetler yapılması, - Özürlülere yönelik toplumsal bilinç düzeyinin arttırılması konularında çalışmaların gerçekleştirilmesine yönelik olarak, Eylül 2009 tarihinden itibaren Çalışma Genel Müdürlüğüne bağlı “Dezavantajlı Gruplar Daire Başkanlığı” oluşturulmuştur. Ayrıntılı bilgi için: http://www.calisma.gov.tr/dezavantaj/index.html Saygılarımla Berat ÇELİK 25.05.2010 |