Siteye Hangisiyle Ulaştınız?
 

İstatistikler

Üyeler : 591
İçerik : 629
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 101804

Resimler

Bağlantılı Öğeler

Otizm üzerine yeni film

Temple GRANDİN'ı  otizmle ilgilenen herkes bilir. Temple Grandin Amerikada Colorado Üniversitesinde profesör olarak çalisan bir otistik. Temple Grandin, Birleşik Devletler`deki tüm çiftlik hayvanları tesislerinin üçte birinin

tasarımını yapmış yetenekli bir hayvan bilimci; kendisi dünyayı, biz diğerlerinin anlayamayacağı bir şekilde düşünüyor, hissediyor ve yaşıyor.


Grandin’in hayvanlarla ilgili hayatının filmi çekildi… Filmde dünyanın en ünlu otisti olarak gösterilen hayvan bilimci Grandin’i ünlü oyuncu Claire Danes canlandırdı.

 Aşağıda; filmin çok kısa tanıtım videosunu izleyebilirsiniz.

 

sinema - fragman - temple grandin(trailer) | izlesene.com

 

-Ben diğer insanlar gibi değilim. Ben resimlerde düşünüyorum-Temple Grandin

Burada sizlerle bir de Temple Grandinle yapılan bir röportajı paylaşıyorum…

Not: Bu röportaj http://www.farklihayat.com/ sitesinden alıntıdır.

 

Temple Grandin ile roportaj, dünyanin en ünlu otisti

Temple Grandin Amerikada Colorado Üniversitesinde bir professor olarak çalisiyor. Hayvanlarin acimadan ve korkmadan kesilmelerinde bir uzman. Onun yani disinda hayvanlari kesilmeleri için özel kesmeevleri, kesmearabalari filan çizebiliyor. Kendisi Perth, Ingilterede 30 çifçiye inekler hakkinda bilgisi veriyor ve sorular soruyor. 'Neden hayvanlarin sakin kalmalari gerek?'. Cifçilerden hiçbiri cevap veremiyor. 1) Sakin hayvanlar daha çabuk büyür. 2) Sakin hayavanlar insanlar için tehlikeli degildir. 3) Sakin olan hayvanlar hemen hasta olmuyor. Cifçilere bir parmagini yukariya kaldirarak Temple Grandin 'ineklere onun için hiç bagirmayin diyor'.

Temple Grandin hayvan uzmani yani disinda ünlü bir otist. Annesi onu küçükken çok zor kurtarmis onu bir psyatrik kurula sokmalarini. Temple Grandin konusamiyordu, insanlarin ona dokundugunda korkuyordu, panik ataklari oluyordu ve sinir krizleri oldugunda saatler boyu sürebiliyordu. Yazdigi kitabinda otizmle nasil yasadigini anlatti. Temple Grandin otistlerin azindan olarak otizmle yasamanin duygularini anlatabiliyor.

Temple Grandin teyzesinin çiftliginde kuzularin kafeslerin içine koyularken nasil ignele ilaç aldiklarini gördü. O anda bunu görürken bazi kuzularin içinde dururken zorluk çikardiklarini gördu sonra kendisi bir icaat yaparak bir makina uydurdu ve kuzulari onun yardiyla kafese takti. Onlari öyle takinca hayvanlarin daha sakin olduklarini gördü. Teyzesine bunu kendisinin denemesi icín Temple Grandin kendiside öyle bir kafese girdi ve makinayla kendisi oraya taktirdi. Makinesiz kendisine panikatak gelen, makinala kendisini taktirinca iyi hissetti. Bu makineyi icaat ettikten sonra kendisini ineklerle çok yakin hissetti ve böylece onun ilgisi ineklerin yasama dünyasina açilmisti. Bu ilgi Temple Grandinin ticaret ve professorluk dalinda kariyerine yol açti.

Temple Grandin kelimelerle düsünmüyor ama resimlerle düsünüyor. Temple Grandin beyinini bir bilgisayarla kiyasliyor. Bir kelimeyi beynin içinde yerlestirmeden önceden kendince bir resim yapilmali. Bazi kelimelerin daha kapsamli anlamlarini örnegin kafasinda baska bir resim görúyor. Baris kelimesini düsündügúnde örnegin beyninde bir barissimgesi geliyor resim olarak. Edatlari kelimesiz bir ortamda gördügünde örnegin altinda, karsisinda bir okulmasasinin altinda oldugunu bir resim olarak karsisinda görüyor. Temple Grandin sosyal durumlardaki durumlar içindede beyninde resimler tasiyor, onun içinde artik bunlarla birlikte sosyal hayatinda kurtabiliryor.

Roportaji yapan kadin Temple grandine resimlerle düsünmenin çok avantajli olmasinin oldugunu söyluyor. Bunu normal insanlarin ögrenebilebilir mi diye soruyor. Temple Grandin ona bir kilise düsúnürken karsisidna ne gördügünü soruyor. Temple Grandin kendisi ise kilise kelimesini düsündügünde beyninde kiliselerin çesitli resimlernii görür, okuduklarini, gördüklerini vesayre. Kesme-evleri kagida yazarken Temple Grandin resimlerle anlatmadan çok fayda görüyor.

70li yillarda insanlar benim deli oldugumu sanarlardi. Ben örnegin bir kesme-evini ziyaret etmistim ve orada domuzlarin panikle arkaya yürüduklerini gördum. Domuzlarin neden paniklestiklerini ögrenmek için bende onlar gibi ayaklarim ve ellerimle beraber arkalarindan gittim. Onlarin durdugu ve yurdugu yukseklikte lambalarin oynadigi yüzünden domuzlarin korktugunu anlatim. Lambayi dogru koyunca domuzlarin domuzlar sakinlestiler. Otistik insanlar hayvanlar gibi detayli bakiyorlar ve herseyi görüyorlar. Bir atilmis plastik bardagi bir kesimde bir hayvani buyuk panige yol acabilir.

Avrupadaki kesimevlerini ziyaret eden Temple Grandin Almanyadaki bir kesimevinden çok korkmus. Orada elektronik aletlerle hayvanlari
yürütüyorlar. Hayvanlar paniklestiginde veya korktugunda onlari böyle bir yöntemle yurutyorlar.



Otistikli cocuklar 50li yillarinda dahada çocuklarin iyi anliyacaklari kurallar vardi. Cocuklar örnegin kilisiye gittiklerinde anneleriyle ve babalariyla beraber gitmeleri gerekti, kiliside otururken sessiz ve gürültüsüz oturmalari gerek. 50li zamanlarda anneler ve babalar çocuklariyla davranislari hakkinda müzakere etmiyorlardi. Evdeki ile okuldaki davranislar ayniydi. Annem benim okulda kötü davranislarimi hemen anlardi. Simdiki zamanlarda bu kurallar çocuklar için daha az net. Bu zamanlarda örnegin restorantlarda üyarili olan yerler çok. Her yerde çok gürültü ve görüntü var. Bu zamanlarda çocuklar çok bilgisayaroyunlariyla oynuyorlar. Otistik çocuklarin çogu boyle seylere daha kolaylikla alisiyorlar. Ben çocukluk zamanimda bir bilgisayarima sahip olsaydim bende ona bagimli kalirdim. Otistik çocuklar daha çok sosyal durumlarda denemeleri ve ogrenmeleri gerek.

Ilk ve ortaokula giden otistik ögrenciler için bir ayri okul bence lazim degil. Ergenlik zamaninda bu ise degisir. Benim lisedeki zamanim hayatamin en zor zamanlarindan biriydi. Ilk ve ortaokulda arkadasliklar ayni ilgi çapinda daha cok ayni konular oluyordu. örnegin uçurma uçurmayi ben çok iyi yapiyordum ve yasitlarimda uçurma uçurmaya ilgi duyuyorlard. Liseye gelince buütun hersey degisti oradaki sosyal durumlardan hiç birsey anlamiyordum. Hersey sanki gizli kodlardan kaynaklaniyordu. Lisede hep panik ataklarim oluyordu.

Aspergerli çocuklar, otizmin hafif derecesinden bütün enerjilerini böyle sosyal durumlara harciyorlar. Aspergerli çocuklar sanki bir vahsi ormanda hayatta kalmak için mücalede ediyorlar. Aspergerli çocuklar çogunlukla zeki çocuklardir. Onlari en iyisi stressli bir ortamdan cikarmak gerekir, ögretmenleriyle beraber yeteneklerini iyice gelistirmek için. Örnegin Sillicon Valleyede, çok otistiklerin oturdugu bir yerde orada yaslari 10 yasindaki çocuklara bilgisayar program etmesini ögretiyorlar. Bilgisayaroyunlarina bagimli degiller bunu kendileri yapiyor.

Bir yavru kopegi çis yapmalarini ogretirken onlara sadece oturma odasinda bunu yapmamalarini ögretmiceksin, bütün evde bunu yapmamasi gerekir diye ogreneteceksin. Bir otistik çocugada boyle konusacaksin: yolu gecerken çok dikkat etmelisin. Cocuga sadece kendi sokaginida dikkat geçmesini sadece ögretmenmiceksin ama bunu bütün sokaklarda dikkat etmesi lazim diye. Hayvanlar ve otistler genellestirmiyorlar.

Hafif dereceli otist erkekler hakkinda Temple Grandin sunu diyor: Belki otistik adamlar karilarina karsi bekledikleri sempatiyi vermiyorlar ama onun diger özellikleri çok önemlidir. Otistli erkekler sadik ve güvenilidir. Maaslarini bir aksamda içki içerek bitirmezler. Problemleriniz olugunda size yardimci olacaktir ve bir yanginli evden sizi kedinizden önce kurtaracaktir.

Köpeklerin otistler gibi özel yetenekleri var ve topluluga büyük katkilari olabilir. Herkez kör insanlara yolda yürürken kopekleri bilir. Bu köpekler kör insanlara yolda yurürken yardim ediyor. Köpeklerin daha özel yeteneklerinden faydalanarak köpekler kendileri sykylmaz. Örnegin herseyi unutan insanlara bu konuda yardim edebilirler, anahtarini unutanlara ornegin.

Otistli insanlar detayli görüsleri yüzünden normal insanlarin görmediklerini görebiliyorlar. Bunun yüzündende örnegin havalinda bagajkontrolunu yapmak için çúnki birsey eksik oldugunda hemen görürler. Bir resimde hemen otist insanlar aradaki farklari hemen görebilirler bir biçak ile bir baska silahin oldugunu. Amerikada Marylandta otistler için özel bir isburosu var. Orada tshirtlerin içindeki malzemeleri kontrol edenler calisiyor. Bide bir otist kadin kalitekontrolunda çalisiiyor ve içindekileri kontrol ediyor. Otistler bunun yani disinda bilgisayar parçalarinin içine virus gelmesine hemen görebilirler.

Simdiki elektronik aletler otistler olmasaydi belki suan bu dünyada olmiyacakti. Einstein ve Mozart gibi bilim adamlari bu zamanda Asperger teshini alacaklardi. Dünyadaki aletleri üreten ve uyduran sosyal insanlar degildir. Eskiden sosyal insanlar maglarda otururken onlar atesi, taslari ve mizraklari icaat etmediler. Onlar insanlarla sosyallesmeyi önemli bulduklari için ona zamanlarini harciyorlardi!

07.02.2010



 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Linkler

 

Giriş Formu



Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk ve 1 üye çevrimiçi
  • visionic

Uyarı

Bu sitede yer alan herşey sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Gazeteler